Tanede Saklı Keyif
3 Mayıs 2006
Kahve sevdiğimi bilen arkadaşlar "Tanede Saklı Keyif" kitabını almışlar bana… Balzac "Ölümümün sebebi içtiğim 50 bin fincan kahvedir." demiş.
Hiç üşenmedim kısacık bir hesap yaptım. Balzac 51 yaşında ölmüş. 11 yaşından itibaren günde 3,5 fincan kahve içmiş olması gerek. Bu miktar onu 50 yaşında öldürdüyse bünyesi zayıfmış diyeceğim. Ben son 1 senedir günde 4 ya da 5 fincan cafe crown içiyorum daha çok diriliyorum. Demek ki Balzac zamanında cafe crown icad edilmiş olsaydı:
a. Balzac 25 yaşında ölürdü. İçtiği kahve sayısı 100.000 olurdu.
b. Hiçbişey olmazdı. Zevkten ölen adam görülmüş mü
Ekstra Ekstra film…
1 Mayıs 2006
Bugün eve gelirken Lord of War'ın DVD'sini kiraladım. Yemekten sonra odama çekilip bi solukta seyrettim. Ekstralarını seyrederken vay canına demekten kendim alamadım. Sinemada oynarken hiç farketmemiştim filmi. Bi kaç zamandır DVD reyonlarında görüyordum. Hem Andrew Niccol'ü de eski filmlerinden severim Truman Show, Gattaca… Sıkı filmlerdir.
Film bir silah satıcısının yükselişini düşüşünü ve tekrar yükselisini anlatıyor. Silah Satıcısını Nicholas Cage oynuyor. Kardeşini de Requiem For a dream'daki çocuk oynuyor. Filme Amerikalı hiç bir firma sponsor olmamış. Çünkü en büyük silah satıcısının Amerikan hükümeti olduğu söyleniyor. Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar ya
Bi de filmde kullanılan bütün silahlar gerçekmiş. Çok şaşırdım. Yani eskiden böyle şeyleri duyardık ama şehir efsanesi gibiydi. Şu DVD'ler çıktı çıkalı ekstralarda herşeyi görüyorsun. Nerede, nasıl çekilmiş. Nasıl makyaj yapılmış. Herşey var. Ben en çok efektlerin yapılışını seyretmeye bayılıyorum. Bizim çocuklardan birisi filmi seyretmeden önce fragmanını görmeye bile dayanamıyor. Filmin büyüsü kaçıyormuş. Bense önce oturup ekstraları seyrediyorum.
Bu arada söylemeden edemiyeceğim. Ablam bu gün bi tiramisu yapmış. Filmi seyrederken Karamelli Cafe Crownla beraber getirdi. Offf.Offf… O ne güzellik öyle. Tadı eskisine göre biraz farklı geldi. Gittim kamera arkasını araştırdım. Bu sefer içine Vanilyalı Cafe Crown koymuş. Yeme de yanında yat
3′ü 1 arada bilet aranıyor!
26 Nisan 2006
İnsanın müzik zevkinin olması ne pahalı iş!… Yaza bisürü konser var. Hangisine gideceğimi şaşırdım… Tabi hepsine gidecek parayı kim kaybetmiş de ben bulayım
Sting mi? Depeche Mode mu? Roger Waters mı? diye diye kafam kazan oldu. Bizim çocuklarla her birimiz bi konsere gidip kaydetmeyi sonra da birbirimize dinletmeyi bile düşündük. Sonra vazgeçtik. Birlikte olmadıktan sonra o kadar eğlenemeyiz
Vallahi bütün kış korsan CD almadan müzik dinlemeye çalış, hediyesi daha da pahalı konser biletleri olsun! İyi ki şu mp3 playerlar çıktı da sürekli CD almaktan kurtulduk. Çocuklarla anlaştık, her ay her birimiz bir CD alıyoruz. Sonra bilgisayarda mp3'e çevirip hep beraber kullanıyoruz. Bikaç kankanızla korsan CD almadan bu iş halletmek kolay. 1 bilet alalım 3'ümüz gidelim olmuyo. 3'ü 1 arada
Kahvede şampuanda işe yarıyo da bilette ı-ıh…
Neyse Sting'e gitmeye karar verdik. Hem fiyatı mantıklı, hem de tarihi depeche moda göre daha yakın. Belki 30 Temmuz'a kadar başka bi kaynak daha bulup diğerine de gideriz belli mi olur?…
Su kaynadı. Gidip son bir karar da Cafe Crown için vereyim. Karamelli mi? Vanilyalı mı? Fındıklı mı? İnsanın damak zevkinin olması en azından pahalı bişi değil. Yani onun da pahalısı var ama ben tadını zaten beğeneceğimi sanmıyorum.